Türkiye’nin en Büyük Biyografi ve Otobiyografi Sitesi

AB liderlerini Kiev’de buluşturan gelişme

2025-02-24
AB liderlerini Kiev’de buluşturan gelişme

AB liderlerini Kiev’de buluşturan gelişme....

ABD Başkanı Donald Trump'ın hamleleri ve açıklamaları sonrası Avrupa'da panik havası hakim. Geçtiğimiz günlerde Paris'te düzenlenen acil Ukrayna zirvesi sonrası AB'den bir hamle daha geldi. Bu sefer rota Kiev oldu. Avrupa Birliği'nin (AB) üst düzey yetkilileri ve Kanada Başbakanı Justin Trudeau, Rusya-Ukrayna savaşının 3. yıl dönümünde Kiev'e destek ziyaretinde bulunuyor. İşte Ukrayna'nın başkentine giden liderler ve kritik ziyaretten ilk kareler..

ABD Başkanı Donald Trump'ın Rusya-Ukrayna Savaşı'nı bitirme planında, Rusya'nın elini güçlendirerek Avrupa Birliği'ni (AB) ve Ukrayna'yı dışarıda bırakması, Avrupalı liderleri paniğe sürükledi, liderler savaşın 4. yılında Kiev'de bir araya geldi.

Kiev'den gelen görüntülerde liderlerin birer birer trenle başkente vardığı görüldü.

Kanada Başbakanı Justin Trudeau, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, İsveç Başbakanı Ulf Kristersson, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Norveç Başbakanı Jonas Gahr Store, Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda da bu liderler arasında.

Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Antonio Costa, Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve Avrupa Parlamentosu (AP) Başkanı Roberta Metsola tarafından Ukrayna'da savaşın başlamasının üzerinden 3 yıl geçmesi dolayısıyla ortak yazılı açıklama yayımlandı.Açıklamada Rusya'nın "başlattığı yasa dışı savaş" kınanarak, "Bu savaşın ve Ukrayna halkına karşı işlenen vahşetin tek sorumlusu Rusya ve onun liderliğidir. İşlenen tüm savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar için hesap verebilirlik çağrısında bulunmaya devam ediyoruz." ifadesine yer verildi.

Savaşın başlamasından bu yana AB'nin Ukrayna’ya 48,7 milyar avrosu askeri yardım olmak üzere toplam 135 milyar avro değerinde ekonomik, insani ve askeri yardım sağladığı belirtilen açıklamada, düzenli mali desteği sürdürme ve Ukrayna'nın savaş sonrası yeniden inşasına katkıda bulunma sözü verildi. Açıklamada, Ukrayna'nın AB üyeliği yolunda ilerlediği kaydedilerek, "Ukrayna, Avrupa ailemizin bir parçasıdır. Ukraynalılar AB içerisinde bir gelecek arzu ettiklerini ifade etmişlerdir. Biz de Ukrayna'ya aday ülke statüsü vererek ve katılım müzakerelerini başlatarak bunu kabul ettik." denildi. Ukrayna'ya yönelik küresel dayanışmanın sürdürülmesi çağrısında bulunulan açıklamada, uluslararası ortaklar Ukrayna'nın "kapsamlı, adil ve kalıcı bir barış arayışını desteklemeye" davet edildi. Açıklamada, "Barış, güvenlik ve adaletin üstün geleceğini bir kez daha teyit ederek Ukrayna'nın yanındayız." ifadesi kullanıldı. Ursula von der Leyen ve Antonio Costa liderliğindeki AB heyeti bugün savaşın 3. yılı dolayısıyla destek ziyareti için başkent Kiev'de bulunuyor.

Avrupalı liderlere hakim olan panik durumu, 20 Ocak'tan çok daha önce başladı. Donald Trump'ın ilk başkanlık döneminde Avrupa'da bıraktığı izler, 2. dönemi için yürüttüğü kampanya sürecinde savurduğu tehditler ve son 3 haftada Washington DC'den Brüksel'e verilen mesajlar, Avrupa'yı yön arayışına sevk etti. Brüksel'i "cehennem çukuru", AB'yi "hasım" olarak tanımlayan, "Savunmaya daha fazla para harcamazsanız sizi korumam" tehdidinde bulunan Donald Trump yönetimi, seçim kampanyası süresince zikrettiği Ukrayna'daki savaşı sona erdirme planını 12-13 Şubat'ta Brüksel'de yapılan NATO Savunma Bakanları Toplantısı ve 14-16 Şubat'ta yapılan Münih Güvenlik Konferansı'nda açık etti.

ABD'nin yeni Savunma Bakanı Pete Hegseth, 12 Şubat'ta ilk kez Avrupalı müttefikleriyle bir araya gelip sert mesajlarını iletirken, Donald Trump da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile 1,5 saatlik bir telefon görüşmesi yaptı. Donald Trump'ın Ukrayna'da ABD arabuluculuğunda yapılacak barışta aslında "tarafsız" bir rol oynamayacağı şüphesi doğarken, Hegseth aynı masa etrafında bir araya geldiği Ukraynalı ve AB'den mevkidaşlarına "Ukrayna'nın NATO üyesi olmadığını, savaş sonrasında güvenlik garantilerinin Avrupa ülkeleri tarafından verilmesi gerektiğini" söyledi. Avrupa'da endişeyle beklenen yeni savunma harcamaları skalası da ilk kez ABD'nin resmi ağzından müttefiklere yüzde 5 olarak iletildi. Halihazırda gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYİH) ortalama yüzde 1,9'unu savunmaya ayıran Avrupa ülkeleri için yeni bir baskı unsuru doğmuş oldu. Avrupalı liderleri adeta şoke eden gelişme ise Münih'te yaşandı. ABD'nin Ukrayna ve Rusya Özel Temsilcisi Keith Kellogg, Ukrayna barış görüşmelerinde AB'nin masada olmayacağını duyurdu.

Akabinde AB'nin önde gelen güçlerinden Fransa'nın Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Paris'te olağanüstü güvenlik zirvesi düzenledi. Elysee Sarayı'nda 17 Şubat'ta toplanan AB, İngiltere, Almanya, İtalya, İspanya, Polonya, Danimarka, Hollanda liderleri ile NATO Genel Sekreteri Mark Rutte bu gelişmeleri görüştü. Paniklerini yansıtmamayı amaçlayan liderler, zirvenin sonucunda Ukrayna'ya güvenlik garantilerini vermek, Avrupa'nın da kendi savunmasını güçlendirmek konusunda hazır ve istekli oldukları yönünde açıklama yaptı. 18 Şubat'ta ise Donald Trump, Suudi Arabistan'a 3 yıldan fazla sürenin ardından Rusya ile ilk teması kurması için bir heyet gönderdi. İkili ilişkilerini normalleştirmekte uzlaşan taraflar, Ukrayna'nın geleceğiyle ilgili müzakereleri hızlandırma konusunda da anlaştı. Ukrayna tarafı ise görüşmelerde yer almadı. AB Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, bunun üzerine yaptığı açıklamada, "Rusya bizi (AB ve ABD'yi) ayırmaya çalışacak. Onların tuzaklarına düşmeyelim. ABD ile birlikte çalışarak Ukrayna'nın şartlarına göre adil ve kalıcı bir barışa ulaşabiliriz." ifadelerini kullandı.

Tüm bu gelişmelerin üstüne Avrupa, savaşın 4. yılında şimdiye kadar yaptığı gibi, Ukrayna'ya destek mesajı vermeye hazırlanıyor. Ancak bu kez, Ukrayna'nın başkenti Kiev'deki buluşma daha geniş katılımlı olacak.