Abdülaziz
Doğum Tarihi: 08.Şubat.1830
Ölüm tarihi: 04.Haziran.1876
Abdülaziz kaç yaşında öldü : 46
Burcu: Kova
Meslek: Padişah
Doğum Yeri: Eyüp, İstanbul
Ölüm Yeri: Ortaköy, İstanbul
Osmanlı Devleti'nin otuz ikinci padişahı olan Sultan Abdülaziz, 1861-1876 yılları arasında hüküm sürdü. Saltanatı sırasında Tanzimat döneminde başlayan idarî ve hukukî düzenlemeler devam ettirildi; eğitim kurumları geliştirildi, demiryolları genişletildi ve özellikle kara ve deniz kuvvetlerinin güçlendirilmesine önem verildi. Bununla birlikte dış borçların hızla artması, Balkanlardaki ayaklanmalar ve saltanatının son yıllarındaki siyasi mücadeleler yönetimi ağır bir bunalıma sürükledi. 30 Mayıs 1876 tarihinde tahttan indirilen Abdülaziz, dört gün sonra Fer'iye Sarayı'nda ölü bulundu.
Çocukluğu ve Şehzadelik Yılları
Sultan Abdülaziz, 8 Şubat 1830 tarihinde İstanbul'da doğdu. Babası Osmanlı padişahı II. Mahmud, annesi Pertevniyal Valide Sultan'dır. Ağabeyi Sultan Abdülmecid'in saltanatı boyunca şehzade olarak yaşadı.
Sarayda iyi bir eğitim alan Abdülaziz, şehzadeliğinde güreş, cirit, binicilik ve avcılıkla ilgilendi. Müzikle de uğraştı; ney ve lavta çaldı, besteler yaptı. Hat sanatına ve resme ilgi duydu.
Tahta Çıkışı
Sultan Abdülmecid'in 25 Haziran 1861 tarihinde ölümü üzerine aynı gün Osmanlı tahtına çıktı. Tahta geçtiğinde devletin en önemli sorunları arasında giderek büyüyen dış borçlar, Balkanlardaki milliyetçi hareketler ve Tanzimat reformlarının uygulanmasından kaynaklanan idarî ve siyasi meseleler bulunuyordu.
Saltanatının ilk on yılında devlet yönetiminde Keçecizade Fuad Paşa ve Mehmed Emin Âli Paşa gibi Tanzimat devlet adamları etkili oldu. Bu dönemde Tanzimat ve Islahat Fermanı sonrasında başlayan idarî, hukukî ve eğitim alanındaki düzenlemeler sürdürüldü.
Karadağ, Sırbistan ve Romanya Meseleleri
Abdülaziz'in saltanatının ilk yıllarında Balkanlardaki gelişmeler dış politikanın başlıca konularından biri oldu. Karadağ'da yaşanan çatışmalar üzerine Ömer Lütfi Paşa komutasındaki Osmanlı kuvvetleri 1862 yılında Karadağ'a karşı askerî harekât gerçekleştirdi. Avrupa devletlerinin müdahalesinin ardından İşkodra'da yapılan anlaşmayla çatışmalar sona erdirildi.
Sırbistan'da ise Osmanlı askerleriyle Sırplar arasındaki gerginlik 1862 yılında Belgrad'ın bombalanmasına kadar vardı. Avrupa devletlerinin baskısı altında yürütülen görüşmeler sonucunda Osmanlı kuvvetleri 1867 yılında Belgrad başta olmak üzere Sırbistan'da ellerinde tuttukları kalelerden çekildi. Sırbistan hukuken Osmanlı Devleti'ne bağlı kalmakla birlikte fiilî özerkliğini genişletti.
Eflak ve Boğdan'ın 1859 yılında aynı hükümdar Alexandru Ioan Cuza'yı seçerek birleşme yoluna girmelerinin ardından Osmanlı Devleti bu gelişmeyi belirli şartlarla tanıdı. Birleşik prenslik daha sonra Romanya adını aldı. Abdülaziz döneminde Carol I'in prensliği de Osmanlı yönetimi tarafından tanındı.
Girit İsyanı
1866 yılında Girit'te Osmanlı yönetimine karşı geniş çaplı bir ayaklanma başladı. Yunanistan'dan da destek alan isyan birkaç yıl sürdü. Osmanlı yönetimi askerî tedbirlerin yanı sıra idarî düzenlemelere başvurdu. 1867 yılında hazırlanan Girit Vilâyeti Nizamnâmesi ile adanın yönetiminde Müslüman ve Hristiyanların temsilini artıran yeni düzenlemeler yapıldı. İsyan 1869 yılına kadar büyük ölçüde bastırıldı.
Avrupa Seyahati
Sultan Abdülaziz, Fransa İmparatoru III. Napolyon'un Paris'teki Milletlerarası Sanayi Sergisi için yaptığı davet ve İngiltere Kraliçesi Victoria'nın daveti üzerine 21 Haziran 1867 tarihinde Avrupa seyahatine çıktı. Bu yolculuk, bir Osmanlı padişahının diplomatik amaçlarla Batı Avrupa ülkelerini ziyaret ettiği ilk seyahat oldu.
Abdülaziz seyahati sırasında Fransa, İngiltere, Belçika, Prusya ve Avusturya'yı ziyaret etti; III. Napolyon, Kraliçe Victoria, Belçika Kralı II. Leopold, Prusya Kralı I. Wilhelm ve Avusturya İmparatoru Franz Joseph ile görüştü. Avrupa'daki askerî, eğitim ve sanayi kuruluşlarını da inceleyen padişah 7 Ağustos 1867 tarihinde İstanbul'a döndü.
Yenilikler ve Kurumsal Düzenlemeler
Sultan Abdülaziz döneminde devlet teşkilatında önemli değişiklikler gerçekleştirildi. 1864 tarihli Vilâyet Nizamnâmesi ile taşra yönetimi yeniden düzenlendi. 1868 yılında Şûrâ-yı Devlet ile Dîvân-ı Ahkâm-ı Adliyye kuruldu. Böylece idarî yargı ve adlî yargı alanlarında yeni kurumlar oluşturuldu.
Ahmed Cevdet Paşa başkanlığındaki heyet tarafından hazırlanan ve İslam özel hukukunun önemli bir bölümünü kanunlaştıran Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye de Abdülaziz döneminde hazırlanarak yürürlüğe konulmaya başlandı.
Eğitim alanında Galatasaray Sultanisi 1868 yılında açıldı. Darülmuallimat, sanayi mektepleri ve çeşitli meslek okulları faaliyete geçti; Darüşşafaka da bu dönemde eğitim hayatına başladı. Maarif-i Umumiye Nizamnamesi ile eğitim teşkilatının yeniden düzenlenmesine çalışıldı.
Ulaşım ve haberleşme alanlarında da önemli gelişmeler yaşandı. Demiryolu yatırımları genişletildi; İstanbul'da atlı tramvay işletmeciliği başladı. İstanbul'un Karaköy ile Beyoğlu semtlerini birbirine bağlayan Tünel'in yapımına Abdülaziz döneminde başlandı ve Tünel 1875 yılında hizmete girdi. Posta hizmetleri geliştirildi ve Osmanlı Devleti'nin ilk posta pulları 1863 yılında kullanılmaya başlandı.
Süveyş Kanalı da Abdülaziz'in saltanatı sırasında, 1869 yılında açıldı. Kanal Osmanlı toprağı olan Mısır'da bulunmakla birlikte Fransız girişimci Ferdinand de Lesseps öncülüğündeki Süveyş Kanalı Şirketi tarafından inşa edildi.
Ordu ve Donanma
Sultan Abdülaziz, askerî gücün geliştirilmesine özel önem verdi. Kara ordusunun silah ve teşkilatının yenilenmesi için çalışmalar yapıldı. Avrupa'dan modern silahlar satın alındı ve askerî eğitim kurumları geliştirildi.
Özellikle donanmaya büyük yatırım yapıldı. Zırhlı savaş gemilerinin satın alınması ve tersanelerde yeni gemilerin inşa edilmesi sonucunda Osmanlı donanması dönemin büyük zırhlı filolarından biri haline geldi. Ancak donanma ve diğer askerî yatırımların yüksek maliyeti, zaten dış borçlara bağımlı hale gelen devlet hazinesinin üzerindeki yükü artırdı.
Dış Borçlar ve 1875 Mali Bunalımı
Osmanlı Devleti ilk dış borcunu Abdülaziz'in tahta çıkışından önce, 1854 yılında Kırım Savaşı sırasında almıştı. Abdülaziz döneminde ise yeni borçlanmalar hızla devam etti. Devlet gelirlerinin önemli bir bölümünün borçların anapara ve faiz ödemelerine ayrılması, mali yapıyı giderek zorlaştırdı.
Sadrazam Mahmud Nedim Paşa döneminde mali kriz ağırlaştı. Hükümet Ekim 1875'te dış borçların faiz ve anapara ödemelerinin bir bölümünün erteleneceğini açıkladı. Bu karar Avrupa'daki Osmanlı tahvili sahiplerinin büyük tepkisine yol açtı ve devletin uluslararası kredi itibarını ciddi biçimde sarstı.
Bosna-Hersek ve Bulgaristan'daki Ayaklanmalar
1875 yılında Hersek'te başlayan ayaklanma kısa sürede Bosna-Hersek'in başka bölgelerine yayıldı. Balkanlardaki milliyetçi hareketler, bölgedeki ekonomik ve idarî sorunlar ile büyük devletlerin rekabeti krizin büyümesinde etkili oldu. Rusya, Avusturya-Macaristan ve diğer Avrupa devletleri gelişmeleri yakından izleyerek Osmanlı yönetimine reform yapılması yönünde baskı uyguladı.
1876 yılında Bulgaristan'da da Osmanlı yönetimine karşı ayaklanma çıktı. Balkanlardaki kriz ve Selanik'te Fransa ile Almanya konsoloslarının öldürülmesi Avrupa devletlerinin Osmanlı Devleti üzerindeki diplomatik baskısını daha da artırdı.
Yeni Osmanlılar ve Meşrutiyet Tartışmaları
Abdülaziz döneminde anayasal yönetim, temsil ve özgürlük gibi konuları tartışan Yeni Osmanlılar hareketi ortaya çıktı. Namık Kemal, Ziya Paşa ve Ali Suavi gibi aydınlar yönetimi eleştiren yazılar yayımladı. Basın üzerindeki baskıların artması üzerine hareketin bazı mensupları Avrupa'ya giderek muhalefetlerini buradan sürdürdü.
Saltanatın son döneminde ekonomik bunalım, Balkan ayaklanmaları ve yönetimden duyulan hoşnutsuzluk İstanbul'daki siyasi ortamı daha da gerginleştirdi. Mayıs 1876'da medrese öğrencilerinin gösterileri üzerine Sadrazam Mahmud Nedim Paşa görevden alındı. Mütercim Mehmed Rüşdi Paşa sadrazam, Hüseyin Avni Paşa serasker oldu; Midhat Paşa da hükümette etkili bir konuma geldi.
Tahttan İndirilmesi
Mütercim Mehmed Rüşdi Paşa, Hüseyin Avni Paşa, Midhat Paşa ve Şeyhülislam Hasan Hayrullah Efendi'nin başını çektiği grup, Abdülaziz'in tahttan indirilmesi konusunda anlaşmaya vardı. Şeyhülislamın verdiği fetvanın ardından 30 Mayıs 1876 sabahı Dolmabahçe Sarayı askerî birlikler tarafından kuşatıldı ve Sultan Abdülaziz'in saltanatına son verildi.
Tahttan indirilen Abdülaziz'in yerine yeğeni V. Murad padişah oldu. Abdülaziz önce Topkapı Sarayı'na götürüldü; kısa süre sonra kendi isteği üzerine ailesiyle birlikte Ortaköy'deki Fer'iye Sarayı'na nakledildi.
Ölümü
Sultan Abdülaziz, tahttan indirilmesinden dört gün sonra, 4 Haziran 1876 tarihinde Fer'iye Sarayı'ndaki odasında bilekleri kesilmiş halde ölü bulundu. Dönemin resmî soruşturması ölümün intihar sonucu gerçekleştiği sonucuna vardı. Ancak olay daha sonra tartışma konusu oldu; II. Abdülhamid döneminde yeniden açılan soruşturma ve 1881 yılındaki Yıldız Mahkemesi'nde Abdülaziz'in öldürüldüğü ileri sürüldü. Ölümünün intihar mı yoksa cinayet mi olduğu konusu tarih yazımında tartışılmaya devam etti.
Cenazesi 5 Haziran 1876 tarihinde kaldırıldı ve babası II. Mahmud'un İstanbul Çemberlitaş'taki türbesine defnedildi. Abdülaziz yaklaşık on beş yıl Osmanlı tahtında kaldı.
Ailesi
Sultan Abdülaziz'in çocukları arasında Yusuf İzzeddin Efendi, Mahmud Celaleddin Efendi, Abdülmecid Efendi, Mehmed Seyfeddin Efendi, Saliha Sultan, Nazime Sultan, Esma Sultan ve Emine Sultan bulunmaktadır. Oğlu Abdülmecid Efendi, saltanatın kaldırılmasından sonra 1922 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından halife seçildi ve 1924 yılında hilafetin kaldırılmasına kadar bu görevde kaldı.
Kaynak:Biyografiler.com
Abdülaziz İçin Yapılan Aramalar
Abdülaziz yaşıyor mu?, Abdülaziz biyografi, Abdülaziz hayatı, Abdülaziz özgeçmişi, Abdülaziz hakkında, Abdülaziz doğum yeri, Abdülaziz fotoğraf, Abdülaziz video, Abdülaziz resim, Abdülaziz kimdir?, Abdülaziz kaç yaşında?, Abdülaziz nereli, Abdülaziz memleketi, Abdülaziz albümleri










